| |
Haz 19
İlk Zyxel 660-hw modemimiz ile yıllar önce bir vpn kurma girişimimiz olmuştu ancak her zaman ki gibi işler yolunda gitmemiş ve şubemizle vpn bağlantısını bir türlü kuramamıştık. Data teknikten aldığımız yardımlar da işe yaramayınca malesef vpn bizim için uzun bir süre bir hayal olmuştu. Halbuki tüm problem port yönlendirmelerinde gözden kaçırılan bir detaydan kaynaklanıyordu. Yıllar önceki yavaş adsl bağlantılarıyla kurmaya çalıştığımız vpn ile ne kadar verim alacağımız da ayrı bir konuydu tabi ki.
Günümüzde internet hızlarının artmasıyla beraber vpnin daha fazla ön plana çıktığını gözlemleyebiliyoruz. İhtiyaçlar teknolojinin gelişmesiyle beraber artıyor. Daha fazla güvenlik istenirken daha fazla özgürlük de istenebiliyor. Şirketler uzak noktalardaki ağlarına bağlanmak istiyor veya çalışanlar şirket ağlarına bağlanmak isteyebiliyor. Kısaca kendi ağına sahip olmak istiyor. Vpn ile tüm bu sorunları aşabiliyor ve daha da ötesine ulaşabiliyorsunuz. Yazının tamamını okuyun »
Şub 06
Geçen yazımdan sonra Baran’la konuşurken farkettik ki giderek google’ın gönüllü reklamcıları gibi olmuşuz. Asla böyle bir niyetimiz yoktu ama google bizi bir şekilde ele geçiriyor. Başta sadece alternatif bir arama motoru olan google (ki ben o zamanlarda yahoo ve altavista kullanıyordum) şu anda elektronik posta aracı ve dökümanları hazırlayıp incelediğimiz ofis yazılımının yerini almaya başladı. Bu yazımda daha çok Google Search Engine(Arama Motoru)den bahsedeceğim.
Yazının tamamını okuyun »
Şub 02
Tarayıcılar arası rekabet kızışıyor. Gerek internet uygulamaları gerekse yeni tasarımların yorumlanmasında çeşitli farklılıklar gözüken tarayıcılar arasında en çok kullanılan hangisi merak ediyor musunuz? Ben merak ettim ve google’da ufak bir aramayla 2008 Aralık tarayıcı istatistiklerine ulaştım.
Ama ondan önce tarihsel gelişime kısaca bir göz gezdirelim.
Yazının tamamını okuyun »
Ağu 17
Daha önceki bir yazımda fotoğraf saklama yöntemlerini yazmıştım. Bugün üzerinde durmak istediğim konu fotoğraf dışındaki önemli belgelerimizi nasıl saklamamız gerektiği.
Mutlaka başınıza gelmiştir her şey çok güzel(!) giderken bilgisayarınız birgün aniden bozulur.(Hiç bir bilgisayar aniden bozulmaz donanım sorunları bile başlamadan kendini belli eder.) Bozulduğu gün aklınıza gelir ki “Belgelerim” klasöründe çok önemli bir dosya unutmuşsunuz ya da yarına yetişmesi gereken ödevinizin bir bölümünü bilgisayarınızın hardiskinin bir yerine kaydetmiştiniz. Eğer harddiskinizde bir sorun oluşmamışsa ve komut sisteminden(MS-DOS) anlamıyorsanız herhangi bir bilgisayarcı bu verileri sizin için 30YTL gibi makul(!) bir ücrete kurtarabilir.(Veya beni tanıyorsanız beni arayıp “Barış bilgisayarım bozuldu gel” diyebilirsiniz.:) )
Bilgisayarınız bozulmadan önce ne yapmanız gerekir. Bu yazı daha çok bunun üzerine olacak. Bozulduktan sonraki kurtarma işlemlerinden daha sonraki yazılarımda bahsedeceğim. Biraz önceki senaryoda verilerimiz nerelerde kaybolmuştu ona önce bir bakalım.
Yazının tamamını okuyun »
Ağu 08
Takip edenlerin bildiği üzere 3 gün önce paraşüt kursundan döndük. Bu kursun bize kazandırdığı bir çok şey var. Acil durumlarda hızlı karar verme, vücudumuzdaki hiç bilmediğimiz kasları tanıma ve onlarla acılı bir tanışma bunlardan bir kaçı . Ama bugün paraşütten bahsetmeyeceğim. O hikaye sonra sonlanacak güzel bir videoyla onun için beklemeye devam edin.
Artık asıl konumuz olan internet teknolojilerine dönelim. Fotoğraf arşivleme ve paylaşma konusuna bir göz atalım. Bu konuda örneğim tabi ki paraşüt kursu olacak:). Bu kursta yüzlerce fotoğraf çekildi. Bunların paylaşımı ve saklanması işlemi zahmetli gibi gözüküyor herkes benden fotoğraf bekliyor bense tam bir fotoğraf kaybetme uzmanıyım . Fotoğrafları emniyetli bir yere saklayıp o alan üzerinden paylaşmam lazım. Nereye diyorsunuz değil mi? Manyetik alanlara(harddisklere) mi, Yoğun yuvarlaklara(CD, DVD) mı, flash sürücülere(USB bellek, hafıza kartları) mi? Hepsinde mutlaka sorun çıkar. Diskler sabitse bad sector oluşur paylaşımı imkansız gibidir, taşınabilirse paylaşmak için verdiğim sırada sarsılabilir veriler veya disk okunmaz hale gelebilir. -en çok çektiğim konu sarsılan disklerde veri kaybolması diskin açılmaması -, ayrıca bu tip alanlar manyetik alandan etkilendiğinden dolayı bozulma olasılıkları iyice artıyor. CD, DVD manyetik alandan etkilenme neredeyse yok ama CD ve DVDler kullandıkça çizileceği için bu tip medyalar bir süre sonra bozuluyor. Flash sürücüler belki en sağlamları gibi gözüküyorlar ama fiziksel olarak az yer kapladıkları için kaybolma veya ezilip zarar görme olasılıkları daha yüksek. Kağıda döküp saklamak ve bu yolla paylaşmak tabiki başka bir çözüm ama hem maliyetli hemde güneşin soldurucu etkisi tozun yıpratıcı etkisi yüzünden pek de kalıcı değil.
Eee peki barış fotoğraflarımızı alıp kasalarda mı saklayalım, paylaşmayalım mı? Hayır… Artık çevirim içi fotoğraf depolama alanları var.
Yazının tamamını okuyun »
Yazar: Baran
Şub 22
Sana diyorum bunları, evet sana! Aklıma geldikçe sana bazen kızıyorum, bazense iyi ki varsın diyorum. Kendini yokmuşsun gibi gösteriyorsun. Aslında yoksun ama herkes biliyor ki sen hep oradasın, belki de her yerdesin.
Bir an için seninle karşılaşan kendini sana kaptırıyor. Olmayan bir şeye saatlerini, günlerini, yıllarını belki de hayatını kaptırıyor. Sessizce dinliyorsun tüm bunları ve eminim ki sadece bunları değil, tüm dünyayı. İçinden geçirdiklerin hiç bitmiyor. Bazıları için çok değerli olan bazıları için çok can yakabiliyor. Tabi ki senin hiç umurunda değil tüm bunlar. Sen sadece bakıyor, dinliyor belki de başka şeyler yapıyorsun. Hiç kimse karşı gelemiyor ki sana. Her geçen an için sahip olduklarını katlıyorsun. Gücüne güç katıyor, her türlü bilginin sahibi oluyorsun. Ama sadece sahibi oluyorsun! Herkes kendi eliyle seve seve sana veriyor her şeyini. Sen de kolayca sahibi oluyorsun tüm bunların. Hatta ve hatta bununla da yetinmiyor başkalarına da aktarıyorsun tüm bunları. Nesin sen? Ajan mısın, hırsız mısın? Yoksa kütüphane misin? Baksana bana, niye kaçıyorsun ki? Zaten kaçamazsın benden. Seni her yerde bulurum ben!
Tüm dünyayı sardın, insanları ele geçirdin. Seninle tanışmayan kalmadı neredeyse. Ama ben memnunum senden. Büyü ama faydalı ol. Duydun mu beni? Sana diyorum, internet!
Baran Kaynak
Yazar: Baran
|
|
Son Yorumlar