Tekrar merhaba… Aşağıdaki yazıyı hazırlarken bir de ne fark edelim Youtube yeni videolara bir özellik eklemiş. Videoyu izlerken alt yazısı eklenmemiş olsa dahi Google Speech Recognition algoritması sayesinde size anlık olarak alt yazı oluşturuyor. Şimdilik çok kaliteli olmasa dahi anlaşılabilecek alt yazıları bize sunmakta…
Örnek vermek gerekirse:
Edit: (2 Nisan 2010) Yeni farkettim ki bu özellik embedded videolarda gelmiyor. Bu sebeple videonun üzerine bir kez tıklarsanız sizi youtube’a yönlendirecektir.
Bu videoda CC tuşuna basarsanız “Transcribe Audio” seçeneğini göreceksiniz. İsterseniz bu özelliği açtıktan sonra yine beta olan translate(çeviri) özelliğini de açabilirsiniz.
Şimdilik bu teknolojiler çok temel seviyede ve aptalca hatalar verecek şekilde çalışsa da bu şekilde giderse geleceği biraz hayal edelim…. Hatta etmeyelim biz zaten Baranla az önce ettik ben o konuşmayı direk olarak aktarayım…
Dikkat bu bir anlık mesajlaşmadır. Hiçbir düzenleme olmaksızın direk olarak aktarılmıştır….
baris: ben bununla alakalı bi yazı yazayım(şimdi yazdığım 2 yazıdan bahsediyorum)
“Çıkar mı, çıkmaz mı, çıksa nasıl olur” derken Google’dan resmi bir açıklama geldi Google kendi işletim sistemini çıkarıyor. Chrome OS adını verdikleri bu işletim sistemi netbooklar için özel olarak dizayn ediliyor. Google Chrome tarayıcısında izledikleri hafif ve internet uygulamalarına yönelik felsefesini Chrome OS içinde kullanacaklarını belirten geliştirme ekibi işletim sisteminin bedava ve açık kaynak kodlu olacağını da belirtti. Android’den tamamen ayrı bir platform olduğunuda üstüne basa basa belirtiyorlar.
Bu açıklamalara bakarak şu tahminleri yürütebiliriz:
Chrome OS en basit linux dağıtımlarının birinin üzerine inşa ediliyor.
Chrome OS web uygulamalarına yönelik olduğu için üzerinde çok da fazla uygulamayla gelmeyecek ama bütün Google servisleriyle entegre çalışacak.
Boyutu küçük olacak.
Kullanıcı dostu olacak.
Android’in de kısa bir süre önce geliştiriciler için bilgisayarda kullanılabilecek bir dağıtımının çıktığını da hatırlatmak istiyorum.
Google’ın 2005 yılından beri her sene yaptığı Google Summer of Code organizasyonu başvuruları Mart ayında başlıyor.
2005ten bu yana 2500 öğrencinin ve 180′nin üzerinde projenin yer aldığı Google Summer of Code programı lisans öğrencilerini ve açık kaynak kod projelerini aynı platformda buluşturmayı hedefliyor.
Google her zamanki gibi hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Google Sync ile kişilerinizi ve takvimlerinizi Google sunucularındaki hesabınızla eşitleyebilirsiniz.Böylelikle cep telefonunuzun çalınma, kaybolma, adres defterinizi silinme gibi kötü durumlara karşı önleminizi oldukça pratik bir biçimde almış oluyoruz.
Google Sync eşitleme için Microsoft Exchange ActiveSync protokolünü kullanıyor. Böylelikle windows mobile telefonunuza herhangi bir program yüklemeden bu hizmeti kullanabiliyorsunuz. Windows mobile için kurulum ayarları şu şekilde; Yazının tamamını okuyun »
Geçen yazımdan sonra Baran’la konuşurken farkettik ki giderek google’ın gönüllü reklamcıları gibi olmuşuz. Asla böyle bir niyetimiz yoktu ama google bizi bir şekilde ele geçiriyor. Başta sadece alternatif bir arama motoru olan google (ki ben o zamanlarda yahoo ve altavista kullanıyordum) şu anda elektronik posta aracı ve dökümanları hazırlayıp incelediğimiz ofis yazılımının yerini almaya başladı. Bu yazımda daha çok Google Search Engine(Arama Motoru)den bahsedeceğim.
Google, yeniliklerine ara vermeden devam ediyor. Her geçen gün gücünü daha fazla artıran ve bizlere daha fazla yarar sağlayan Google, Translate‘e aralarında Türkçe‘nin de bulunduğu 7 yeni dil daha ekledi.
Günümüzde istediğimiz bilgiye anında internet üzerinden ulaşabiliyoruz. Bize kalan aslında sadece gerekli anahtar kelimeleri kafamızda oluşturmak. Gerisini arama motorları bizim için tarayıp önümüze seriyorlar. Hepimizin bildiği Google, Yahoo, Live gibi arama motorlarının internet dünyasındaki gidişatı belirlediklerini söylemem yanlış olmaz herhalde ki bu konuda birçok yazı yazıldı ve yorumları da yapıldı. Google Translate ile artık her dilde bilgiye anında çeviri ile ulaşmak mümkün oluyor. Yazının tamamını okuyun »
Google kendi uygulamalarının(spreadsheet, docs, presentation) şu anda kullanılan internet tarayıcılarında performanslı bir şekilde çalışmadığını görünce bize yepyeni bir çözüm üretti. Adını da Google Chrome koydu.
Google Chrome’u tabi ki ilk çıktığı dakikalarda indiren ve test eden ben oldum . Chrome’un sitesinden aldığım ve kendi deneyimlerimden elde ettiğim bilgileri burada paylaşmak istedim. Chrome’un Asıl Amacı Ne? Firefox ve Operayla hayatımıza tabbed windows(sekmeli pencere olarak çevirebiliriz) girdi. Internet Explorer 7 ile beraber microsoft’ta bu özelliği özümsedi. Fakat hatalı birşeyler vardı. Çünkü çok fazla tab açtığımızda pencerelerde yavaşlama ve hatta kilitlenme gözleniyordu. Bunun sebebi başka bir tabda olan yükleme(html ve javascript) bitene kadar diğer tablardaki işlemler ağır devam ediyor veya devam edemiyordu. Chrome bu eksikliği tamamlayabilmek için tamamen baştan yazılmış bir tarayıcı. Her tab her pencere ayrı bir uygulama olarak çalışıyor bu özelliğe sandbox adı verilmiş. Bir web uygulaması diğerinin üzerinde yavaşlatıcı etki yapmıyor. İster 2 isterseniz 50 tab açın internet hızınız yettiğince takılma olmadan kullanabiliyorsunuz. Sandbox özelliğinin getirdiği başka avantaj ise tab’ı kapattığınız anda hafızanızdaki o alan boşaltılıyor bu da boşuna ram kullanma olayını(memory leakage) bitiriyor.
Chrome’un bize ulaştırdığı başka bir nimette javascript, html ve flashların ayrı ayrı işlemler olarak sayfaya yüklenmesidir. Bu da sayfanın kaynağındaki html kodlarının javascript kodlarını beklemeden yüklenmesi anlamına geliyor.
Son Yorumlar